Yeni Yıl Dileği

2010-01-01 20:35:00

Yıl 2010 oldu. Çok bilim kurgumsu yazılışı ve söylenişi var iki binli yılların.

Neyse, 2009’un değerlendirmesini yapayım mı? Fortu çok ısrar etti yapacağım.

Benim için 2009’un başı askerliğin sonu demekti. Askerde kitap okuyabilme şansı olan az sayıdaki askerden biriydim. Hele tek ciltlik Yüzüklerin Efendisi’ni ya da Kara Elf Serisi’nden 1000 Ork’u okuyabilen belki de tek askerdim. Ne kadar çok kitap okusam da, frp’nin kapısını bana aralayan, ama açan değil, azcık aralayan Unutulmuş Diyarlar ve okuma fikriyle tüylerimi her seferinde yeniden diken diken eden Yüzüklerin Efendisi benim için 2009’un güzel geçeceğini gösteren işaretler gibiydiler.

Ama öyle olmadı…

Kişisel bunalımlarıma sizi dâhil etmeyeceğim. Siz yazının burasında kendi kişisel bunalımlarınızı düşünün.

Bu durumdayken kitap okuyamaz hale mi geldiniz, uygun kitap mı bulamıyorsunuz, emin değilsinizdir. Sonra acaba fantezi dışında bir tür mü okusam da dersiniz. Her ne kadar fantezi, edebiyatın ulaştığı ve ulaşması gereken son nokta da olsa, insan geri dönüp başka şeyler de okumak istiyor bazen.

Sıkıcı… Fantezi dışındaki roman türleri sıkıcı... Belki tarihi romanlar biraz… onlar da fanteziye yakınlar diye.

Şimdi gelelim benim kitaplığa. Bir metre genişlik 2 metreden fazla yükseklik düşünün. Bu kitaplıktaki kitaplar ne türüne, ne yazarına ne serisine göre, hiçbir şeyine göre sıralanmamış olsun. Kitapların arasında bazı dergiler de var. Hepsi terbiyeli dergiler. National Geographic, cnbc-e dergi, bazı siyasi dergiler, belki taa benim zamanımdan kalma ÖSS’ye hazırlık dergileri, sözlükler her yaşa hitap eden kitapların arasına sıkışmışlar.

Bunların dışında antika görünümlü ama seri üretim koca bir defter. Madenciliğe özenen dağcılar için yapılmış bir kafa feneri, poşetler, kağıtlar, bir hoparlör var.

Benim 2009’da yapmak isteyip de yapamadığım, bu gettoya girip, gecekondulaşmaya son verip kitaplığımda nezih bir ortam oluşturmaktı ama, bir türlü yapamadım. Ya tembelliğimden ya da belki böylesi daha iyi dediğimden...

Tabii benzer bir karışıklık masamda da olduğundan bu bölgede aradığın şeyleri bulmak için önce kaybolman gerekiyor. Zira kaybolan şeyleri bulmak için kaybolmak gerekmeseydi, zaten onlar kayıp olmazdı, herkes bulurdu! (Ayrıca bakınız: Karayip Korsanları)

Muhtemelen kitaplığım 2010’da da aynı dağınık görüntüleri sergilemeye devam edecek. Kaç kitabım var, kitaplığımdaki kitapların kaçı benim? Hepsi benim sayılır, tabii. Bir de mülkiyeti bende olup kullanma hakkının hangi kişi ya da kişilerde olduğu belli olmayan kitaplar var. Yıllardır bende duran misafir kitaplar gibi bir yerlerde duruyor olmalılar.

2010 Yılında o kitapları bulmayı diliyorum.

Herkese 2010 yılında aradığı “kitabı” bulmasını diliyorum.

28
0
0
Yorum Yaz